29 Aralık 2011 Perşembe

fal müptelası.

hani insanlar sigaraya "bi fırttan bişiycik olmaz" diyerek başlıyor da sonunda tiryaki oluyorlar ya, hatta uzun bir süre de "yok tiryaki değilim, istemesem içmem ama seviyorum diye içiyorum" diye de kendilerini kandırıyorlar ya; işte ben o sigara maceramı gerçekten bi fırtla bıraktım gerçekten ama bu fal nasıl bir belaysa boğazıma kadar batırdı beni ama yine de bırakamadım.
(bu arada canım türk sanat müziği dinlemek istedi ama aradım taradım bulamadım len tüh)

neyse işte geçen sene bizim okulun hazırlık kampüsünün orada bir herif vardı. ama nasıl meşhur, nasıl meşhur. sonracığıma bizim sınıftan bir kız gitti, adamın bütün dedikleri patır patır çıkınca bütün kızlar tek tek dökülmeye başladı. ben de prensipleri olan mantıklı kızım ya, direndim direndim hiç gitmedim. hatta bir de yeni terkedildiğim zamanlar filan yani nasıl gitmedim şimdi anlayamıyorum valla helal olsun. neyse işte sonuç olarak bir yerde fire verdim ve önce 'amaan arkadaş ortamında masumcana bakıveriyoruz ayol'la başlayan fal maceram bir baktım melekler kahvesi'nde filan devam ediyor. kar topuykene çığ mı oldu denir, ne denir bilmiyorum.

neyse işte.
önemli olan son 2 haftada olanlar.

önce ilayda'yla birlikte melekler kahvesi'ne gidelim dedik ama şanını duyduğumuz kadın o gün izinliymiş diye başkasına baktırmak istemedik (başkası dediğim de adamların toplam 16 falcısı varmış. bizim bölümde o kadar hoca yok len.) neyse işte sanki çiş gibi yani o an o işi halletmek zorundayız diye kendimizi kadınlar kahvesi'ne attık. çünkü yapmazsak altımıza filan kaçırırız yani aman Allah muhafaza. neyse ben içtim kahveyi sonra geçtim kadının yanına. adı meltem miydi neydi hatırlamıyom şimdi. başladı patır patır saymaya! diğerlerini anlatmaya gerek yok da bi çocuk var dedi başladı benim pisliğin tipini tarif etmeye! sevimli bir şey bu dedi. mühendislik okuyor ama istanbul'da değil dedi. üstüne bir de adını söyledi. ben de karşısında pörtlek gözler ve yarı açık ağızla kalakaldım tabi. sonra bu gitmiş ama niye gittiğini o da bilmiyor şimdi de hâlâ aklı sende, geri gelecek kapında köpek olacak(valla aynen öyle dedi köpek olacak dedi ben de n'si baskılı vurgulu bir innnnnnnnşallah dedim) (şimdi heyecanlı yere geliyoruz:p) ama o sırada senin yeni ve mutlu bir ilişkin olacak o yüzden sen kabul etmeyeceksin dedi.
aynen böyle dedi.

sonra öteki perşembe biz ilayda'yla yine kendimizi melekler kahvesi'nde bulduk kendimizi ama bu sefer başkası için. bu da çok iyiymiş de cartmış da curtmuş filan diye. genç bir çocuk, adı cihan mı ne. sonra işte bunun da diğer dediklerini geçiyorum ama sonra bu da dedi ki seen dedi hayatında 1 kere aşık olmuşsun ama onu da felaket olmuşsun sonu da kötü bitmiş senin de içine içine birikmiş her şey hiçbir şey diyememişsin ama diyeceksin bak içini boşaltacaksın bu çocuk gerisin geri gelecek sana çok pişman olacak filan dedi. üstüne bir de adını filan söyledi yine benimkinin. 1 ay içinde de hayatına tam kafana göre biri girecek filan dedi.
birrrrrrr gaza geldim anlatamam!
hemen bizim hazırlık kampüsünün ordaki herif geldi aklıma. onun nokta atışı yapacağını bildiğimden hemen ona gitmek istedim ama herifi tutuklamışlar iyi mi?

ama ben pes etmedim bu konuda iyi olduğunu bildiğim bir arkadaşıma baktırdım az önce.

"içine birikmiş birikmiş ama yakın zamanda boşaltacaksın sen bunları" diye başlamasın mı!!?? bir de sonuna bu da yeni kısmet bulunca..

amaan öyle işte. aslında düşününce hiç mantıklı değil yani biliyorum ve dibine kadar da farkındayım ama insan böyle zamanlarda kendini avutabilecek minik minik şeylere ihtiyaç duyuyor bu da apaçık bir gerçek yani. mesela şimdi bir de bunların 3'ü birden, "içine birikmiş ama boşaltacaksın bak merak etme it gibi pişman olacak geleccek ama sen yeni manita yapacaksın buna ihtiyacın kalmayacak" deyince ben mutlu oldum yani. önceden "al işte hem boynuzu taktı hem ağzıma sıçtı hem yanına kâr kaldı ben de yakından yalnızlıktan ölen yegane insan olarak(yegane değil düzeltiyorum; ilayda da benle gelebilir) gazetelere manşet olacam" filan diye bunalımlara giriyordum.
ama içimde umut filizleri filan yeşerdi böyle iyi oldu keyfe geldim. :)

1 ay içinde hayatımda adam akıllı biri belirirse ve pislik de pişmanlıktan geri dönüp 9.9 şiddetinde sarstığı egomu eski haline getirirse gidip cihan mı ne ona kahve filan ısmarlayacağıma dair söz verdim. yok söz vermedim. vazgeçtim şimdi niye vereyim be a a başta parayı verdik zaten. tamam tamam kahve filan ısmarlamam da ama bi gidip görüp Allah ne muradın varsa versin filan derim yani yolum düştüğünde.

işşşte böyleee...


#dipnot1: biz kadınlar kahvesi'ndeyken fiki fiki sevgilisiyle beraber gelen bir kız da sırada bekliyordu fal için. hayır yani anlayamadım hem sevgilin yanında, hem fiki fikisiniz, sen daha neyin merakındasın?

#dipnot2: aslında bir yandan da bu fal işinin çok günah olduğunu da biliyorum o yüzden bir yandan sürekli yusuf yusuf dolanıyorum ama tutamıyorum kendimi elimde değil Allah'ım sen affet noooooooooluuuuuuuuuurrr..

2 yorum:

  1. kendimizce umut kapısı,birilerinin bizim için iyi birşeyler söylemesini bekliyoruz o kadar.Üstüne bir de tutarsa:))

    YanıtlaSil
  2. ayyynen öyle.. maksat düşünüp avunacak bir şeylerimiz olsun :)

    YanıtlaSil