istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2012 Pazartesi

her gece çok uykusu olan ama hiç uyumayan; biz.


1 hafta önce eve geldim işte ben de. geldiğim gün wireless ve kombi bozuldu. hiçbir zaman doymayan karnım bir tabak yemeklerle doymaya başladı. internete giremedim, banyo yapamadım ve dilediğim kadar(yani hayvan gibi) yiyemedim. hesaplarıma göre çok kilo alacaktım ama tabiki alamadım. ayrıca yanımda 7298743 tane kitap filan okdum kendimi hâlâ eski kendim zannedip ama okumadım. okudum ama azcık. çünkü babamla kavga ettik çok efkarlıydım, bi baktım şopenaur efkardan filan bahsediyor, 21 sayfa okudum. şimdi hâlâ koltuğun üstünde duruyor. çünkü kaldırmaya üşendim. sonra bugün wireless geldi. şimdi ben istanbul'a gidince ir daha böyle rahat rahat internet kullanamayacağımı da biliyorum. e el insaf nasıl uyuyayım yani şimdi? oturdum her şey dinliyorum. videolarını da izliyorum. gözlerim ayynı şu baykuşunkisiler gibi ama olsun. pes etmemekte kararlıyım.

tabi daha önemli şeyler de var bahsetmem gereken ama, istanbul'da.

çünkü ben istanbul'u çok özledim.



#bu gece bunlar:
(amy macdonald - love love) bu brine aşık olunca.
(KT tunstall - other side of the world) bu da beni aldatırsa. / kim? / ben de bilmiyom ki ya.


+ bi de kısmetim çok fazla açılmadan önce rüyamda 32034728 tane ördeği tek tek tutup bıraktığımı görmüştüm ve hemen guugıldan rüyada ördek görmenin ne demek olduğuna bakmıştım. kısmet demekmiş. ben de baya tadını çıkarttım yani iyi oldu, hoş oldu ama evrenin bahsi geçen rüyadaki "nah mutlu olursun" hareketini daha yeni yeni fark ediyorum ben.

HEPSİ KUŞ BEYİNLİ BU ÖRDEKLERİN ULAAĞĞNN!!

29 Ocak 2012 Pazar


uzzuuuuuunn bir ara sonra aybük'ümle buluştuk en sonunda. önceleri o sokak benim bu cadde senin herrr tarafı elimizde haritamızla keşfederdik filan ama hem havalar soğuk hem de konuşulacak 7501319274801380 tane şey var diye bu sefer sadece oturduk kadıköy'de. bir de kar yağdı ya; ne kadar güzeldi iskelenin orası anlatamam. :) fotoğraf makinem olmadığı için telefonla çekebildim sadece, onunla da ancak bu kadar işte.

aybük'ümle de 8701839201478 saat oturduk finallerden önce bir güzel rahatladım. havalar ısınınca da tekrar keşfe çıkacağız.

yaşasın aybüükk, yaşasın istanbuuulll, yaşasın keşfetmeekk!! :)))

mesut insanlar fotoğrafhanesi


en son lise 2'deyken filan gitmiştim sanırım. baktım tiyatroyu özlemişim, e biraz da rast geldi, ben de kalktım gittim.

iyii ki gitmişim. ne güzel oyundu o öyle. uğur arda aydın nekkkadar güzel oynadı öyle. aralarda şarkı da söyledi hatta ama o şarkıları bulamadım. şu finaller bi' bitsin, daha çok peşine düşeceğim o şarkıların. illa ki açıp dinlemek lazım.

memleketimiz izmir. ama izmir'de de tatiller dışında yaşamadık hiç. habire göçebe gibi oradan oraya gezdik. istanbul'a da ilk kez 10 yaşındayken okul gezisiyle gelmiştim. küçüğüm tabi o zamanlar. bilemedim ne olduğunu ama o zamana kadar gezdiğimiz yerlerden bi' farkı olduğunu bilebildim. insanın kendini bir yere ait hissetmesinin ne kadar önemli olduğunu farkettiğimde de lisedeydim. benim de memleketim olsun, ben de kendimi bir yere ait hissedeyim istedim ve kendime istanbul'u seçtim. sonra da üniversite sınavına akdar kendimi eşşek gibi çalışmaya adayıp kazandım geldim. geldiğimden beri de karış karış gezdim, kaybolabildiğim kadar kayboldum sokaklarında. evden karşıdaki bakkala gitmeye üşenirdim ama hiç üşenmedim; doya doya ağlayabilmek için tepelerine gittim. farklılıklarımızın güzelliğimiz olduğunu görebilmek için istiklâl'de yürüdüm, çarşaflı arap kadınlarla sarhoş gezenlerin birbirlerine küfretmeden aynı caddede gezebildiklerini görünce çok mutlu oldum. yeri geldi ben de ağlayan zenci bebeğe elinde kalan son çikolatayı veren beyaz kız oldum. canım neşelenmek istedi cihangir'in rengarenk eski binaları arasında dolandım. yeri geldi uzaklara üşendim, florya sahili'yle yetindim. hiç dışlamadı beni istanbul, hiç garip hissetmedim kendimi. taşındığımız yerlerdeki gibi yabancı kalmadım hiç. önceleri tatilde izmir'e gittiğimizde hep arkadaşlarımı özlerdim ama yaz tatillinde istanbul'dan ayrılıp izmir'e gidince insanları değil, asıl istanbul'u özlediğimi farkettim.

şu da bir gerçek ki ziya osman saba'yı çok kıskandım. ama olsun, yine de çok geç kalmadım. yaptığım tercih belki de hayatımın en başarılı hatta belki de tek başarılı tercihi.

iyi ki gitmişim bu oyuna.

iyi ki varsın istanbul.

11 Aralık 2011 Pazar


az önce sokakta muhtemelen kafası ekstra güzel birisi anadolunun bağrından kopup gelmiş güneydoğu anadolu şivesiyle ''yöeeminn edderiimm, s.kemiyöoruumm!!'' diye bağırdı.

- ama burası istanbul.
- aaa, tamam o zaman.

01 06 2011